Gästebuch


 İsim *
 E-posta
 Website
 Mesaj *
* Zorunlu

Antispam önlemleri
Lütfen mesajı göndermeden önce rakam ve numara kombinasyonunu gerekli alana giriniz.
captcha

(37)
(37) AYANCIKLI
Prþ, 26.08.2010 - 15:50
url  email

SELAM MEMLEKETİMİN GÜZEL İNSANLARI ÇOK GÜZEL MEMLEKETİMİZ VAR MEMLEKETİMİZİN KIYMETİNİ İYİ BİLELİM HEP BERABER BIRBIRIMIZIN DERTLERIYLE ORTAK OLALIM SAYGIDEĞER HEMSERILERIM SIZLERI TÜRKİYENİN EN İYİ HABER SİTESİ OLMAYA İDDİALI HABER SITEMIZE BEKLERIM TÜRKİYE VE DÜNYA GÜNDEMİNİ BİZİMLE TAKİP EDİN. www.haberhit.net

(36) fadil demirel
Sal, 10.08.2010 - 20:16
email

Degerli sinoplu kardeslerim
öncelikle ben de bir Sinoplu olarak bütün Asider yöneticilerine Selamlarimi iletiyorum.Arkadaslar sizlerden Ricam sinoplu Kardesleriniz icin ve Sinop un Kalkinmasi icin bir öncelik yapsaniz da THY veya herhangi bir Baska sirketin Zonguldaga yapildigi gibi Sinop a da almanyadan hic Olmassa yaz Aylarinda Direk olarak ucak Seferler yapilsa Talebin Büyük olacagindan eminim.
selamlar.

(35) Seyhan Gökkaya
Pzt, 12.07.2010 - 17:17
email

Sayin Satilmis Demircinin vefatını yeni duyduk ve çok üzüldük. Acinizi paylaşıyor,Allahtan rahmet, kederli Ailesine sabırlar diliyoruz. Mekani cennet olsun.
Saygilarimizla
Gökkaya Ailesi


(34) ramazan ünlütürk
Cum, 09.07.2010 - 22:41
email

Mirac kandilininardından nefis muhasebesi

Uğur Kepekçi

Miracla birlikte yeni yol haritaları ve müjdeler geldiğine göre, bize düşen o hediyeleri baş tacı ederek sıkıntılarımızdan kurtulmanın çarelerini araştırmaktır.
Özelliklede miraçla beş vakit kılınması farz olunan namaza dikkat etmek zorundayız. Çünkü “Miracla namaz birbirini tamamlayan” iki unsur olarak önümüze konulmuştur. Hz. Peygamber “Namaz Müminin miracıdır” sözüyle bu gerçeği işaret etmiştir.
Namazın içinde gizlenen sırlardan biride tahiyyattadır. Kıldığımız namaz sayesinde her tahiyyat oturuşunda okuduğumuz “ettahiyyatü lillahi” sayesinde miraçtaki Allah ve Resulünün selam faslını (farkında mıyız bilmem ama) canlandırıyoruz. Eğer bu tablonun hayaliyle namaz kılmaya çalışabilsek; bir parçada olsa huşuyu yakalayabiliriz kanaatindeyim.
“Bu tahiyyât, Hz. Muhammed (s.a.s)’in Mirac gecesinde Yüce Allah ile yaptığı selâmlaşmasıdır. Allah ile onun arasındaki mesafe, iki yay kadar yahut daha az kalınca (en-Necm, 53/9), Allah’a selâmlarını şöyle arz etti:
“Bütün dualar, senalar, malî ve bedenî ibadetler, mülk, azamet Allah’a mahsustur.” Yüce Allah şöyle mukabele etti:
“Ey Peygamber! Selâm sana. Allah’ın rahmet ve bereketi senin üzerine olsun” Hz. Muhammed (s.a.s) şöylece yeniden söz aldı:
“Selâm ve esenlik bize ve Allah’ın Salih kullarının üzerine olsun.” (Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, İstanbul 1972, 1, 106),
Namazın farz olduğunu inkâr eden dinden çıkar. Çünkü namaz kesin ayet, hadis ve icma delilleriyle sabittir. Tembellik veya umursamazlık sebebiyle namazı terk eden âsî ve fasık(günahkâr) olur.
Namazı kılmamak dünya ve âhirette azaba sebep olur. Âhiretteki azapla ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Onlar suçlulara sorarlar: Sizi Sakar cehennemine sürükleyen nedir? Suçlular şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik” (el-Müddessir, 74/40-43).
“Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, heva ve heveslerine uydular. Onlar bu taşkınlıklarının cezasını yakında göreceklerdir. Fakat tövbe edip, iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır” (Meryem, 19/59, 60)
Hz. Peygamber (s.a.s)’de şöyle buyurmuştur: “Bilerek namazı terk eden kimseden Allah ve Resulünün zimmeti kalkar” (Ahmed b. Hanbel, IV, 238, VI, 461).
Mübarek gün ve geceler, özellikle de Mirac hadisesi vesilesiyle; Miracı günde beş defa yaşamak manasına gelen namazlarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Herhangi bir sebepten dolayı kılamayan kardeşlerimizin namazın huzuruna varmalarını, kılanların da eksiklerini tamamlayarak daha düzenli kılmalarını samimi dileklerimle hatırlatmayı bir borç olarak görmekteyim.
Mirac mucizesi dün olduğu gibi bugün ve yarın insanlığın iman sınavı olmaya devam edecektir. Ne mutlu Allah’ın kudreti karşısında aklının sınırlarının bittiği noktadan sonra da iman edip, hüsnü edep gösterenlere. Selam olsun “O dediyse doğrudur” diyenlere..!

(33) ramazan ünlütürk
Cum, 09.07.2010 - 22:30
email

Arınma mevsimi

Aziz Karaca

Her şeye rağmen, her çeşit günahın alabildiğine yaygınlaşmış, normalleşmiş olmasına rağmen mevsimler değişiyor, güneş ışığını ve ısısını bizden esirgemiyor, ay gecelerimizi aydınlatmaktan vazgeçmiyor, bulutlar diyar diyar dolaşıp yurdumuzu sulamaktan geri durmuyorlar.
Mevsimler asla sırayı atlamadan her biri zamanında teşrif ediyor, her mevsim ayrı güzelliklerle, farklı özelliklerle gezegenimizi selamlıyor, her biri cennet nimetlerinden bin bir çeşidine zemin oluyor, onlarla buluşmamıza vesile oluyorlar. İnsanlığın yalana teslim olduğu, nerdeyse haramdan sakınanların tuhaf karşılandığı bir zamanda ve bir coğrafyada yine Alemlerin Rabbi rahmetiyle tecelli ediyor, yine dönüp–dolaşıp üç aylar kapımızı çalıyor, yine Regaip Kandili göklerimizi aydınlatıyor, yine Mi’rac Kandili gezegenimize ışık saçıyor ve yine onbir ayın sultanı Ramazan’ın kokuları geliyor, mübarek gölgesi ufuklarda görülmeye başlıyor.
Gırtlağımıza kadar günahlara batmış olmamıza rağmen yine arınma mevsimi bizi es geçmiyor, bütün güzellikleri ile hayatımıza ışık saçıyor.
Ondört asır evvel, alemlere rahmet Hz. Muhammed aleyhisselama göklerden gelen davet, Mevlid–i Şerif müellifi Süleyman Çelebi’nin şiirinde şöyle vücut bulmuş:

“Gel Habibim Sana aşık olmuşam
Cümle halkı Sana bende kılmışam
Ne muradın var ise kılam reva
Eyleyem bir derde bin türlü deva…”

Aradan geçen bunca asır sonra, o Rahmet Peygamberinin bağlıları olarak, gerçekten bir derdimize bin türlü devanın ihsan edilmesine şiddetle muhtaç olduğumuz bir devirde o kutlu davetin bir yıl dönümünü daha idrak ediyoruz.
Toplum olarak içinde debelendiğimiz günah bataklığından, çaresizlikten, her çeşit kuşatılmışlıktan, korkaklıktan, tembellikten, acziyyetten sıyrılıp düze çıkmamız için yalvaracağımız, yakaracağımız, kendimize yeniden bir çeki düzen vereceğimiz bir arınma mevsiminden geçiyoruz.
Ferdi, ailevi ve ictimai dertlerimize İsra Sûresi’nin aydınlığında çareler aramak umuduyla Mi’rac Kandilinizi tebrik ediyoruz.

(32) Ömer HACIOĞLU
Prþ, 01.07.2010 - 08:21
email

Sevgili SERT ve KESİM ailesinin güzel insanları . Delmenhorsttaki dostluğunuz , Sizleri unutmamamızı sağlayacak kadar derin ve kaliteliydi . ASİDER penceresinden sizlere tekrar selam , sevgi ve muhabbetler .
Ömer HACIOĞLU Görele / Giresun

(31) fatma sönmez
Çrþ, 30.06.2010 - 17:36

SLM Sinoplular Ben Hamza beye teşekür ederim böyle bir şey düşündüğü icin gerçekten harika olur Sinop a direk ucus olursa ben kendi şahsıma ne gerekirse yapmaya hazırım Herkese Sağlıklı ve huzurlu bir tatil geçirmesini dilerim Fatma Sönmez SAYGILAR



(30) Birol Üstün
Paz, 27.06.2010 - 09:29
email

İyi günler.Ben Hamza Beyin görüşlerine canı yürekten katılıyorum.Bizde memleketimize direk gidebilmek için gayret gösterelim.Hamza abi ben şahsen yanındayım ve gereken işlemlerin yapılması için elimden geleni yaparım.Tüm Sinoplulara sevgi ve saygılar

(29) Evren Demir
Cum, 25.06.2010 - 23:50
email

Ey Özenti Genclik!!! Titre ve Kendine Gel !!
Vatanina…
Milletine…
Dinine…
Diline….
Kültürüne…
Ve Namusuna
SAHIP CIK!!! NEDEN MI???

Dilini Kaybetmis bir Millet, Yok olmaya mahkumdur..Mustafa Kemal Atatürk!!!

General Albert Sidney Johnston demis ki…
Türklerden nefret ediyorum..Bu yüzden Türkler gelecek kusaklara ulasmadan yok olmalidir.
Bunun icin en kisa yol, Türkce unsurunu yok etmektir…..

Albay Pierre Loti demis ki….
Bir daha, Türklerle savasmadan önce, Türklerdeki din, dil, namus, aile, vatan, millet ve birlik duygularin yok olup olmadigini iyi kontrol edin. Yoksa Türkleri savasarak yenemezsiniz.

General John B. Gordon demis ki….
Ben böyle bir irk´i daha once görmedim. Bir irk, bir birine bu kadar mi bagli olur?
Beyler! Bu birlik bozulmadigi sürece, basarmayi hayal etmeyiniz…..

Robert Toombs demis ki….
Türklerdeki olguyu gördünüz mü? Türk Analari, evlatlarinin siperde ölmesi icin, evlatlarinin sacina kina yakiyor. Öyle günler getirmeliyiz ki, O evlatlar analarina isyan etmelidir!
Türklerde aile birligi yok olmalidir…..


SIMDI DÜSÜNÜN….
Türkceyi düzgün kullanmak ve korumak,
Aile ve namus bilincini korumak,
Türk Kültürünün devamliligni saglamak,
Vatan ve Millet bilincini korumak…..

Bu Kadar Önemli Miymis?????


Evren Demir….Asider Delegesi Mehmet Demir´in oglu


(28) Hamza Acikgöz
Cum, 25.06.2010 - 19:32
email

Avrupadaki Sinoplu-Kastamonulu Hemsehrilerime Cagrimdir

Sayin Hemsehrilerim,

21. yüzyilda artik ilkel bir sekilde memleketimize gitmeyelim. Tatil günlerimiz kisitli. Zamanimizin cogu yollarda geciyor. Yorgun düsüyoruz. Daha önceden Sinop'a ucak varmiydi? Simdi Almanyadan Sinop'a yazin ucak seferi olamazmi? Evet olur. Bunu Zonguldaklilar basardi. Pekala Sinop'a da olabilir. Bunun icindestek olmaniz cikarlariniz geregidir. Elele verelim Sinop hava alanina 100 kisilik ucagi indirelim. Lütfen bu sayfaya Asidere yaziniz.

Saygilarimla
ASIDER Yönetim Kurulu adina
Hamza Acikgöz
Dortmund/ALMANYA